Domuz gribi abartılıyor mu ?

e-Posta Yazdır
Domuz gribi

Bütün Dünya Medya ve sağlık çevreleri bizleri domuz gribi salgını konusunda uyarmaya devam ediyor. Herkes paniklemiş durumda. Bir takım uzmanlar ise domuz gribinin aslında ilk defa ortaya çıkmadığını bazı ilaç kartellerinin büyük miktarlarda ilaç ve aşı satmak için korku ticareti yaptığını ileri sürüyorlar. Dünyada her gün sıtmadan 3 bin insan hayatını kaybederken medyada doğru dürüst bir haber çıkmazken sıtmaya göre çok daha az ölüme neden olan kuş gribi, domuz gribi gibi hastalıkların aşırı abartılması ise gerçekten de insanı şaşırtıyor. Bültenimizin bu sayısını yazarımız Serkan Yimsel Dünyada en çok izlenen sağlık sitesinin (www.mercola.com) kurucusu Dr. Joseph Mercola tarafından yazılan 10 sayfalık rapordan esinlenerek hazırladığı yazıya ayırdık. İlginizi çekeceğini düşünüyoruz.

 

DOMUZ GRİBİ TEHLİKESİ ABARTILIYOR MU?

Bildiğimiz gibi yakın zamanda Amerikan sağlık yetkilileri bazı vakaların Amerika’da da görülmeye başlaması üzerine domuz gribi ile ilgili olarak halkı alarma geçirdi. Birçok ülkedeki sağlık uzmanları da Meksika’dan çıkan ve şimdiye kadar kesinleşmiş 7 can alan bu virüsün son yılların en tehlikeli salgın hastalığı olabileceği yolunda bizleri uyarmakta.

27 Nisan Pazartesi günü de Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) salgın hastalık alarm durumunu 6 ölçekli değerlendirme üzerinden 4’e çıkardı (birkaç gün sonra 5’e çıktı) ve bu virüsün insandan insana geçebilecek karakterde olduğunu açıkladı. Bazı Kuzey Amerika raporlarına göre ise enfeksiyon yayılma hızı 1969 Hong Kong gribinden bile daha hızlı durumda seyrediyor. Kurbanların tahmin edilen sayısı ile gerçek sayısı ile ilgili rakamlar kaynaktan kaynağa değişme gösterirken okurların başvurabileceği şu an için en iyi yol google harita sayfasındaki domuz gribi takibi rakamları olarak görülüyor.

Bazı milletler ya seyahat yasakları oluşturmakta ya da hava yollarıyla seyahat eden yolculara karantina zorunlulukları getirmekte şu aralar. Hele özellikle şu semptomlar görülüyor ise:

  • 38 derece üzeri ateş
  • Öksürük
  • Nezle/boğaz ağrısı
  • Eklem ağrıları
  • Şiddetli baş ağrısı
  • İstifra/ishal
  • Uyuşukluk
  • İştahsızlık

Dünyanın en meşhur küresel grip uzmanları bir araya gelerek domuz gribinin yakın zamanda ne kadar daha tehlikeli bir hal alacağı konusunda tahminlerde bulunurken aslında bu Meksika salgını hakkında ne kadar az bilgiye sahip olduklarını da göstermekteler. Salgının başlamasından önceki şu son bir ayda ne kadar vakanın olduğu bilinmemekle birlikte, virüsün mutasyon geçirip geçirmediği dahi bilinemiyor.

 

Medya ve sağlık çevresi bizleri bu salgın hastalık konusunda uyarmaya devam ededursun, birçok uzman aslında bunun korku tüccarlığından başka bir şey olmadığı görüşünde birleşmekte. Bu korku tüccarlığının temelinde de tahmin edebileceğiniz gibi zorunlu aşı yaptırma emeli yatıyor. Hâlbuki bu zorunlu aşı uygulaması astarı yüzünden pahalıya gelebilecek bir uygulama olmaya çok müsait.

Nitekim Time (Zaman) dergisinin Nisan 27 tarihli makalesinde de belirtildiği gibi benzer bir domuz gribi salgınına karşı yapılan zorunlu aşı uygulaması tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştı. Şubat 1976’da New Jersey’deki bir askeri üssünde genç bir askeri öldüren ve birkaç yüz askere bulaşan domuz gribi vakası üzerine Başkan Gerard Ford bu durumun korkunç bir salgının başlangıcı olduğunu duyurmuş ve milletçe zorunlu aşı uygulaması emri vermişti. Bugünün parasıyla yaklaşık 500 milyon dolarlık bir ilaç pazarı cirosunun ve aşının yan etkilerinden biri olduğu sonradan açıklanan Guillain-Barré sendromundan (Fransız çocuk felci olarak da bilinen bir sinir hastalığı) ölen 30 kişinin ardından Aralık 16’da program iptal edilmişti. Peki ya beklenen o korkunç salgın hastalık? Hiç gerçekleşmedi.

Bu makale bize iki önemli hususu öğretmekte: İlk husus, domuz gribinin aslında ilk defa ortaya çıkmadığı. İkinci husus ise korunmak amaçlı bizlere önerilen çözümün aslında gribin kendisinden çok daha fazla ölüme yol açtığı (30 kat). Bu demek değildir ki sağlık yetkililerine tamamen sırtımızı döneceğiz. Sadece sakin kalıp aynı zamanda bilgili olacağız. Neyin gerçekten alarm gerektirip gerektirmediği perspektifi oluşturmak açısından şöyle bir örnek vereyim. Dünyada her gün sıtmadan 3 bin insan hayatını kaybediyor. Ama sağlık çevresinde bu konu hala basit bir sağlık problemi olarak tanılıyor. Neden? Çünkü sıtmanın öyle kısa zamanda milyonlarca dolar ciro yaptıracak bir aşısı yok da ondan.

Domuz gribi nedir? Bilinen domuz gribi aslında solunum yollarını etkileyen ve bulaşıcı bir domuz hastalığıdır. Şu an karşı karşıya olduğumuz tür ise yani A(H1N1) virüsü, tamamen yeni bir varyasyondur ve insanları da etkileyebilmektedir. Aynı zamanda hem kuş gribi hem de domuz gribi varyasyonlarına ait genetik maddeleri taşımaktadır. İlginçtir bu yeni varyasyon şimdiye kadar ne hayvanlarda ne de insanlarda görülmüştür. Bu kulağa gerçekten hiç de hoş gelmiyor olsa da, az sonra anlatacakları dinlemeden kesin yargılara varmamak lazım.

Bütün H1N1 grip varyasyonları aslında 1918 İspanyol Gribi’nin neslinden sayılmaktadır. Birkaç ay önce bilim adamlarının açıkladığı üzere dünya çapında 50 ila 100 milyona yakın insanı öldüren 1918 salgını aslında gribin kendisinden kaynaklanmıyordu. Grip virüsünün bulaştığı insanlar süper-enfeksiyon da denilen zincirleme olarak başka enfeksiyonlara da yakalanıyor ve bunların neticesinde hayatını kaybediyordu. Bilim adamlarının da belirttiği gibi 20. Yüzyılın başlarında modern tıbbın süper-enfeksiyonlarla mücadele donanımı oldukça zayıftı. Hâlbuki günümüzde bu donanım mevcuttur ve o nedenle benzer bir salgın hastalıktan doğabilecek tehlike medyanın bizlere göstermeye çalıştığından çok daha azdır. 

Üstüne üstlük herhangi bir gribal enfeksiyonun uluslar arası bir salgına dönüşebilmesi için önce biz insanların ona yardım etmesi gerekiyor. Bu da iki yolla olur diyor uzmanlar, toksinlik ve taşıyıcıdan taşıyıcıya geçme kolaylığı. 1918 senesi böyle bir ortamı çok güzel sağlıyordu. 1. Dünya Savaşı yeni bitmişti ve korku, umutsuzluk, ölüm, açlık, sefalet ve bakımsızlık gibi olumsuzluklar diz boyu idi. İşte bu nedenle günümüz yaşantısında benzer bir salgının oluşması ve benzer rakamlara erişmesi çok daha zor.

Rakamlardan bahsetmişken, kuş gribi ile ilgili gerçekleri şöyle bir hatırlayalım isterseniz. Korkunç manşetlere ve beklenen milyonlarca ölüm rakamına rağmen kuş gribi patlak verdiği 2003 senesinden bu yana dünya çapında topu topu 257 can almıştı. Sadece 2004 yılında yıldırım çarpmasından ölen insan sayısı ise 1200 kişiye yakındı. Bu demektir ki sizin yolda yürürken yıldırım çarpması sonucu ölme riskiniz, kuş gribine yakalanarak ölme riskinizden yüzde 2300 defa daha fazladır!

Uzun sözün kısası, biz dünyada var oldukça gerçek ya da yalan kaynaklı salgın hastalık tehlikeleriyle ve bunlara çözüm olarak önerilen ağır yan etkili aşı uygulamalarıyla sürekli karşı karşıya geleceğiz. Ancak bu tehlikelere karşı hemen ilaç ve aşı çözümlerine gitmeden önce sağlıklı bir yaşam ile ilgili prensipleri edinmek çok önemli. Pastörizasyonu bulan Louis Pasteur’un son nefesinde de söylediği gibi vücudumuzun doğal bağışıklığı en güzel savunmadır. Bununla ilgili şu önerilere dikkat edilebilir:

Dr. Joseph Mercola’nın önerileri
  1. D vitamini seviyenizi ölçtürün ve sağlıklı kabul edilen 50-70 ng/ml arasında optimize olmasına dikkat edin. (Bu konuda ayrıntılı yazım daha sonra)
  2. Sınaî yöntemlerle yetiştirilmiş hayvansal gıdalar yerine küçük çaplı, doğal gıda ve gübrelerin kullanıldığı, gün yüzü gören, ot besili hayvansal gıdaları tercih edin.
  3. İşlenmiş gıdaları ve şekeri en aza indirin.
  4. Yeterli dinlenin.
  5. Stresle mücadelede bire-bir yoga, Thai-Chi ve meditasyon gibi uygulamalara katılın.
  6. Düzenli ve yeterli egzersiz yapın.
  7. Kaliteli bir kaynaktan balık yağı ya da omega-3 türevi kullanın.
  8. Ellerinizi daha sık yıkayın. Mümkün ise anti bakteriyel olmayan ve kimyasal madde içermeyen bir sabun kullanın.
  9. Bol bol sarımsak yiyin. Sarımsak bilinen en kuvvetli ve en doğal antibiyotiktir.
  10. Hastanelerden ve aşılardan mümkün olduğunca uzak durun!

 

Makale-1

Enfeksiyon hastalıklarının tedavi ve korunmasında vitamin ve mineraller
Çarşamba, 16 Nisan 2008
Enfeksiyon  vücudun mikroorganizmalar tarafından istila edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Her hastalık yapan mikroorganizma her insanda... DEVAMINI oku...
Grip aşısı yaptıralım mı?
Çarşamba, 16 Nisan 2008
.......gazetelere göz atarken bir haber gözüme ilişti. Çok yakında aylarca etkisini sürdürecek grip salgınında 700 bin kişinin... DEVAMINI oku...
Evrensel kolesterol yalanı: Böl, parçala, yönet!..
Çarşamba, 16 Nisan 2008
Bilimsel onca bulguya rağmen kolesterol yalanı bütün ağırlığı ile ortada dolaşmaya devam ediyor. Düşük yağlı diyetler ve kolesterol... DEVAMINI oku...
Anadolu bitkisel çay cenneti
Cuma, 05 Aralık 2008
 Büyük şehirlerde son senelerin modası poşetler içinde satılan bitkisel çaylar. Oysa Anadolu’da, çeşit çeşit ot, uzun zamandır çay... DEVAMINI oku...
Balık yağı her derde deva
Cumartesi, 03 Ocak 2009
 Sağlıklı yaşamın temel maddelerinin başında geliyor omega-3 yağ asitleri. İnsan sağlığındaki yerleri doldurulmaz. Ama geleneksel... DEVAMINI oku...

Makale-2

Geri dönüşü olmayan yol ayrımında transgenik ürünlere hayır !
Çarşamba, 11 Ekim 2006
Genetiği değiştirilmiş (transgenik) ürünler üzerindeki tartışmalar durmak bilmiyor. Bir grup insan bizimki gibi ‘bunlar zararlıdır,... DEVAMINI oku...
Kolesterol savaşı kızıştı
Çarşamba, 16 Nisan 2008
Hayykitap’tan yayınlanan “Bir Masalmış Kolesterol” kitabı, her ikisi de yine Hayykitap yazarlarından olan Doç. Dr. Kemal Yeşilçimen ile... DEVAMINI oku...
Bilinçli ve doğru beslenme prensipleri -2
Pazartesi, 14 Nisan 2008
Doğru besleme vücut sağlığının ve canlılığının idamesinde çok önemli bir rol oynar. Doğru yeme ve içme, özellikle açık havada... DEVAMINI oku...
Yüz şekillerinin hastalıklar üzerine etkisi
Pazar, 23 Kasım 2008
Bilmem fark ettiniz mi? Yeni neslin yüzü eskilere oranladaha dar ve uzun; deyim yerinde ise at suratlı. Yüzler daraldıkça insanlar da... DEVAMINI oku...
Süt Çocuğu Beslenmesi I: 0-6 ay arasındaki beslenme
Pazartesi, 03 Mayıs 2010
Aslında beslenme her yaş grubu için önemli. Tabii ki yenidoğan ve süt çocukları biraz daha özen istiyor. Bültenimizin bu sayısını 0-6... DEVAMINI oku...

Makale-3

Menopoz satıyorum hanım!
Pazar, 16 Kasım 2008
Gazetelerde “menopoz tedavisinde yeni dönem” başlıklı haberler görmüş olabilirsiniz. Menopozu “tedavi etmek” doğru bir yaklaşım... DEVAMINI oku...
Dikkat hormonlu sütler kanser yapabilir!
Çarşamba, 16 Nisan 2008
Nerdeyse herkes sütü sağlıklı bir gıda olarak biliyor. Fakat son yıllarda süt miktarının artması için hayvanlara büyüme hormonu... DEVAMINI oku...
Ekolojik file lüks mü? Yeni pazarın faturası
Cuma, 06 Ekim 2006
İstanbul Şişli'de cumartesi günleri kurulan %100 Ekolojik Halk Pazarı, organik ürünün lüks olduğu yargısını çürütüyor.   Gazeteci... DEVAMINI oku...
Biyolojik silahlar midemizde
Cumartesi, 20 Mart 2010
Çok kritik bir dönemdeyiz. Genetik yapısı değiştirilmiş gıdaların ülkemize girişi, satışı hatta tarımı serbest bırakılmak... DEVAMINI oku...
Kanser en çok neyi sever?
Çarşamba, 16 Nisan 2008
Kanserin beslenmesine izin vermeyin! Bilim adamları kanser hücrelerinin en sevdiği yiyeceğe karşı uyarıyor... Bu "tatlı" yiyecek ne mi?... DEVAMINI oku...

Makale-4

Bilinçli ve doğru beslenme prensipleri -1
Pazartesi, 14 Nisan 2008
Doğru besleme vücut sağlığının ve canlılığının idamesinde çok önemli bir rol oynar. Doğru yeme ve içme, özellikle açık havada... DEVAMINI oku...
Ölmez Ağacın Peşinde
Salı, 13 Ekim 2009
“Efsaneye göre, Havva ile birlikte cennetten yeryüzüne kovulan Âdem 930 yaşındayken öleceğini hisseder ve Tanrı’dan kendisini ve... DEVAMINI oku...
Akıllı Beslenme
Pazartesi, 14 Nisan 2008
Yazılı ve görsel medyada sağlık haberleri çok önemli bir yer tutuyor. Zaman zaman faydalı yayınlar çıksa da haberlerin çoğu yanlış ya... DEVAMINI oku...
Keten tohumu ve bitkisel östrojenler
Pazar, 16 Kasım 2008
Keten tohumu son zamanlarda çok revaçta. Ama yine de öneminin yeteri kadar kavranmadığı kanısındayız. Birçok kişi keten tohumunun iyi bir... DEVAMINI oku...
Kalp damar hastalıklarının önlenmesinde 11 öneri
Cuma, 11 Nisan 2008
Amerikan Kalp Birliği Beslenme Komitesi (American Heart Association Nutrition Commitee), kalp damar hastalıklarının (KDH) önlenmesini amaçlayan... DEVAMINI oku...