
Hemen hemen bütün beslenme uzmanları kolesterol ve hayvansal doymuş yağlardan zengin gıdaları yasaklayıp, yerine kolesterol içermeyen margarin ve çoklu doymamış sıvı yağları (mısır, soya, ayçiçeği, kanola vb) tüketmemizi öneriyorlar. Gerekçe olarak da bu yağların koroner kalp hastalığına sebep olduğu iddiası gösteriliyor. Bu iddialar, 1900’lu yılların ortalarından itibaren bütün dünyada besin tüketimini önemli ölçüde değiştirdi. Bu arada yüzyıllardır Türk mutfağının bir parçası olan tereyağı, kuyruk yağı, iç yağı, sade yenilen ya da sebze yemeklerine katılan yağlı etler, tam yağlı yoğurt ve peynirler, artık yerini daha önce adını bile duymadığımız bitkisel margarinlere, soya ve kanola yağlarına, soyadan elde etilen yapay etlere, büyük holding kuruluşlarının ürettiği ve içine binbir çeşit katkı malzemesi, boya ve şeker eklenmiş, buna karşılık yağı alınmış “light” süt ve süt ürünlerine bıraktı. Peki bari bunlar bir işe yaradı mı? Ne gezer. 20. yüzyılın başında çok daha fazla kolesterol ve doymuş yağ tüketilirken koroner kalp hastalığından ölümler son derece az iken bunların tüketiminin azalmasıyla birlikte bu hastalıklarda bir patlama oldu. Bültenimizin bu sayısında editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın ile yaptığımız sohbette kalp hastalıkları ile yağlar arasında var olduğu söylenen iddiaların ne kadar doğru olduğunu irdeleyeceğiz.

KOLESTEROL


























