OTİZM

Otizm salgını neden önlenemiyor

e-Posta Yazdır

Otizm

Son yıllarda otizm önü alınamaz bir salgına dönüştü. Tıptaki baş döndürücü ilerlemeler nedense bu salgının önünü alamıyor. Artık 60-70 çocuktan biri otistik. Birçok anne baba ya da anne baba adayları çocukları otistik olabilir korkusunu yaşıyor. Bültenimizin bu sayısında otizmin muhtemel nedenlerini irdeleyeceğiz.  Bu yazı editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın ‘Taş devri diyeti’ kitabının Otizm bölümünden alınmıştır.

Manifesto: Otizm Tedavi Edilebilir (DAN + Ata Kınacı protokolü)

e-Posta Yazdır

Manifesto: Otizm Tedavi Edilebilir

Otizm son yıllarda önü alınamayan salgın bir hastalık gibi hızla yayılıyor; tıpkı veba gibi. ABD’de her 150 çocuktan biri otistik. Sıklık bilinmemekle birlikte otizm Türkiye’de de bir çığ gibi artmakta.

Maalesef hepsi olmasa da birçok çocuk psikiatristi ve nöroloji uzmanı otistik çocukların anne babalarına, otizmin bilinen bir nedeni olmadığını, hiçbir zaman düzelemeyeceğini söyleyip çocuklara çeşitli ilaçları vermekte ve onları bazı eğitim merkezlerine yönlendirmekteler. Verdikleri  ilaçlar çoğu kez fayda sağlamamakta ve hatta zararlı olabilmektedir.

Beslenmenin Otizm Tedavisindeki Rolü

e-Posta Yazdır

Beslenmenin Otizm Tedavisindeki Rolü

Otizm son yıllarda önü alınamayan salgın bir hastalık gibi hızla yayılıyor; tıpkı veba gibi. ABD’de her 150 çocuktan biri otistik. Sıklık bilinmemekle birlikte otizm Türkiye’de de bir çığ gibi artmakta.

Maalesef hepsi olmasa da birçok çocuk psikiatristi ve nöroloji uzmanı otistik çocukların anne babalarına, otizmin bilinen bir nedeni olmadığını, hiçbir zaman düzelemeyeceğini söyleyip çocuklara çeşitli ilaçları vermekte ve onları bazı eğitim merkezlerine yönlendirmekteler. Verdikleri ilaçlar çoğu kez fayda sağlamamakta ve hatta zararlı olabilmektedir.

Tabii ki esas neden ortadan kaldırılmadığı için eğitimden de istenen yarar sağlanamamakta, yıllar süren çabalar anne-babaları bir taraftan maddi zarara uğratmakta diğer taraftan da umutsuzluğa sürüklemektedir.

Bereket ki son yıllarda yapılan araştırma ve uygulamalar, otizmin gizlerini hızla çözmeye başladı. Otizmi tedavi edilemeyecek bir hastalık olarak lanse eden klasik tıbbın gericileri (tıp dininin papazları !) ne kadar karşı çıksa da, ya da en hafif deyimi ile burun kıvırsa da artık otizmin bilimsel ve etkili bir tedavisi var. DAN Protokolü’nde (Defeat Autism Now, Otizmi Şimdi Yen!) ifadesini bu tedavi yöntemi son birkaç yıl içinde -henüz tam olgulaşmasa da- iyice gelişti ve olumlu sonuçlarını göstermeye başladı.

Devrimci nitelikte, adeta bir manifesto olan DAN protokolü Türkiye’de başta Dr. Cem Kınacı olmak üzere az sayıda hekim ve OMAD gibi otizm dernekleri tarafından benimsenip uygulamaya başlanmıştır.

Bu sayımızda editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın 29 Nisan 2007 tarihinde Adana Otizm Derneğinin (ADODER) Adana’da düzenlediği “ Otizmin bilimsel tedavisi” isimli panelde yer alan“Otizm ve Beslenme” başlıklı konuşmasının slaytlarını izleyeceksiniz.

Otizmi şimdi yen! : Açlık çeken beyinler

e-Posta Yazdır

Otizmi şimdi yen!

Otizm son yıllarda önü alınamayan salgın bir hastalık gibi hızla yayılıyor; tıpkı veba gibi. ABD’de her 150 çocuktan biri otistik. Sıklık iyi bilinmemekle birlikte otizm Türkiye’de de bir çığ gibi artmakta. Eğer gerekli tedbirleri almazsak, gelecek nesiller şimdikilerinden de çok tahrip olacak. 

Maalesef hepsi olmasa da birçok çocuk psikiatristi ve nöroloji uzmanı otistik çocukların anne babalarına, otizmin bilinen bir nedeni olmadığını, hiçbir zaman düzelemeyeceğini söyleyip çocuklara çeşitli ilaçları vermekte ve onları bazı eğitim merkezlerine yönlendirmekteler. Verdikleri ilaçlar çoğu kez fayda sağlamamakta ve hatta zararlı olabilmektedir.

Tabii ki esas neden ortadan kaldırılmadığı için eğitimden de istenen yarar sağlanamamakta, yıllar süren çabalar anne-babaları bir taraftan maddi zarara uğratmakta diğer taraftan da umutsuzluğa sürüklemektedir.

Bu uzmanlar otizmin arttığını bile kabul etmemektedirler. Hatta bu uzmanlar aşının içindeki cıvanın (ki en tehlikeli ağır metallerin başında gelmektedir)  bir zararının olmadığını bile söyleyecek kadar aymazlık içindeler.

Bereket ki son yıllarda yapılan araştırma ve uygulamalar, otizmin gizlerini hızla çözmeye başladı. Otizmi tedavi edilemeyecek bir hastalık olarak lanse eden klasik tıbbın gericileri (tıp dininin papazları !) ne kadar karşı çıksa da, ya da en hafif deyimi ile burun kıvırsa da artık otizmin bilimsel ve etkili bir tedavisi var. DAN Protokolü’nde (Defeat Autism Now, Otizmi Şimdi Yen!) ifadesini bu tedavi yöntemi son birkaç yıl içinde -henüz tam olgulaşmasa da- iyice gelişti ve olumlu sonuçlarını göstermeye başladı.

Bültenimizin bu sayısında yeni yayınlanan Otizmi Şimdi yen! : Açlık çeken beyinler adlı kitabın tanıtımını yapıyoruz. Kitap otizmin biyomedikal tedavilerinin temel ilkelerini (DAN protokolü) irdeliyor. Yayınladığımız giriş bölümü, kitap hakkında kaba da olsa bir fikir verecektir sizlere. Türkiyede ilk olan bu kitaptorunu da bir otistik çocuk olan Dr. Jaquelyn McCandless tarafından kaleme alınmış ve Yeşim Özkardeşler Şallı tarafından Türkçe’ye aktarılmış. Prestij Yayınlarından çıkan bu kitabı kaçırmayınız. Bu kitap otizmin biyomedikal tedavisine şiddetle karşı çıkan geniş bir hekim kitlesinin kismen de olsa inadını kırabilir.

Otistik çocukların zehirlenmiş olabileceğini hiç düşünüdünüz mü ?

e-Posta Yazdır

Aynı film

 

Klasik tıbbın muhafazakarları (tıp dininin papazları!) otizmi nedeni belli olmayan ve bu yüzden de tedavi edilemeyecek bir hastalık olarak gösteriyorlar. Ailelere bu hastalığın tedavi edilemeyeceği,  ancak ilaç ve davranış tedavileri ile bazı belirtilerin hafifletebileceğini söyleyerek onları çaresizliğe sürüklemektedirler.

Dünyada her şeyin bir nedeni ya da nedenleri vardır.; dolasıyla otizm tablosunun da olması gerekmektedir.  Siz hekim olarak bunu bilmiyor olabilirsiniz; ama bu nedenleri araştırabilirsiniz. Fakat nedense ana akıma göbeğinden bağlı hekimler bu nedenleri araştırmazlar. Hatta bunları araştırıp da nedene yönelik tedavi yapan hekimleri ‘şarlatan’ olarak lanse edip, kendi başarısızlıklarını bilimselmiş gibi gösterirler. Bu hekimler sadece ilaç firmalarının desteklediği araştırmaları okur ve sadece onlara inanırlar. Oysa yapılan çok sayıda bağımsız araştırma otizm genetik alt yapısı olan, enfeksiyonlar, toksik kimyasallar, ağır metaller, hipoksemi ve gıdalardaki protein ve peptitlerle tetiklenen ve yaygın gelişimsel bozukluğa yol açan nöroimmün bir klinik tablo olduğunu göstermektedir. Bültenimizin bu sayısında editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın toksik maddeler ile otizm arasındaki ilişkiyi irdeleyecek. Toksinler sadece otizmle değil, hiperaktivite, dikkat dağınıklığı, depresyon, mültipl skleroz, Parkinson, Alzheimer hastalığı, obsesif-kompulsif bozukluk ve şizofreni gibi sık rastlanılan ve tedavisi yok gibi görünen hastalıklarla da çok ilişkili. Yazının bu hastalıklara alakası olan herkesin ilgisini çekeceğini umuyoruz.

Sayfa 1 / 2

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »

Makale-1

Geleneksel Türk yoğurdu tehlikede
Salı, 10 Mart 2009
Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonun kararı doğrultusunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın hazırladığı ve 16 Şubat 2009 tarihli Resmi... DEVAMINI oku...
Otizmi şimdi yen! : Açlık çeken beyinler
Çarşamba, 16 Nisan 2008
Otizm son yıllarda önü alınamayan salgın bir hastalık gibi hızla yayılıyor; tıpkı veba gibi. ABD’de her 150 çocuktan biri otistik.... DEVAMINI oku...
Yalana bak: Kolesterol damarlarda birikirmiş !...
Çarşamba, 16 Nisan 2008
Damar sertliği (ateroskleroz) olarak bilinen, halk arasında damar kireçlenmesi de denilen hastalıkta gerçekten de çok miktarda kolesterol mü... DEVAMINI oku...
Kötü beslenme dişlerimizi çürütüyor
Pazartesi, 22 Şubat 2010
Bildiğiniz gibi diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve ortodontik problemler gerek Dünya ülkelerinde gerek ülkemizde en önemli halk... DEVAMINI oku...
Beslenme ile enfeksiyon hastalıklarından nasıl korunuruz ?
Cumartesi, 12 Aralık 2009
Domuz gribi konusundaki kaos bitmek bilmiyor. Herkesi bir korku sarmış durumda. Aşıdan da gribin kendisinden de korkuyor, ne yapacağını... DEVAMINI oku...

Makale-2

Önce hormonla sonra organikleştir! Ya sonra?
Cuma, 06 Ekim 2006
Küresel güçler, köylünün aklına yıllar önce hormonlu gıdaları sokup, tarım üreticisini ve tüketiciyi günümüzde büyük bir... DEVAMINI oku...
Neden mamografi değil?
Cuma, 11 Nisan 2008
Mamografi, kadınlarda meme kanserini erken teşhis etmek için kullanılan radyasyona dayalı bir teşhis yöntemi. ABD'de ve Türkiye'de, 40 yaş... DEVAMINI oku...
Kalp sağlığı için bol bol kırmızı et mi yemeli ?
Cuma, 11 Nisan 2008
Kırmızı eti boşu boşuna mı azalttık? Doya doya et yemek, aslında sağlık için yararlı mı? Prof. Dr. Ahmet Aydın sürekli suçlanan... DEVAMINI oku...
Taş Devri Egzersizleri
Perşembe, 11 Şubat 2010
Sporcular için taş devri diyeti yazılarımız profesyonellerin de ilgisini çekmeye başladı. Serkan Yimsel’den sonra Türkiye Vücut... DEVAMINI oku...
Geleneksel Türk yoğurdu tehlikede
Salı, 10 Mart 2009
Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonun kararı doğrultusunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın hazırladığı ve 16 Şubat 2009 tarihli Resmi... DEVAMINI oku...

Makale-3

Sağlık İçin Diyet Yapmak Yetmiyor! İşte Sağlıklı Yaşamın Kuralları
Pazartesi, 14 Nisan 2008
Sağlık için sadece diyet yapmak yeterli olmuyor. Ruhsal ve zihinsel sağlığımız da en az bedensel sağlığımız kadar önemli.  20.03.2006... DEVAMINI oku...
Kolesteroldeki Kaos
Pazartesi, 23 Mart 2009
'Nereden-neden çıktı bu kolesterol belası? ' sorusu bir çok kişinin, özellikle otuz-kırk yaşlarından sonra erkeklerin çoğunun kendine... DEVAMINI oku...
Uluslar arası tıp kartelinin yeni sağlık açısı: Modern Tıp
Cuma, 11 Nisan 2008
İnsanların hayatı, aşırı olarak tıbbileştirilmiş olsa da sağlık sistemi ve sağlık sistemine bağlı sorunlar toplumun büyük bir... DEVAMINI oku...
Doğal hayatta hayvanlar neden kalp krizi geçirmiyor ?
Cuma, 11 Nisan 2008
Doğal dengeleri korunan hayvanlar çok sağlıklı. Bu nedenle şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser,... DEVAMINI oku...
Bir halk ilacı olan zerdeçal kistik fibroz tedavisinde devrim yapabilir mi?
Çarşamba, 16 Nisan 2008
Bir halk ilacı olan “zerdeçal” kistik fibroz tedavisinde devrim yapabilir mi?Kistik fibroz en sık görülen metabolik hastalıkların... DEVAMINI oku...

Makale-4

Menopoz satıyorum hanım!
Pazar, 16 Kasım 2008
Gazetelerde “menopoz tedavisinde yeni dönem” başlıklı haberler görmüş olabilirsiniz. Menopozu “tedavi etmek” doğru bir yaklaşım... DEVAMINI oku...
Gözü Dönmüş Organizmalar (GDO)
Pazar, 14 Haziran 2009
Gözümüz aydın, hükümet sözcüsü Cemil Çiçek sonunda genetiği değiştirilmiş gıdalara dilediğimiz gibi ulaşabileceğimiz müjdesini... DEVAMINI oku...
Taş Devri Egzersizleri
Perşembe, 11 Şubat 2010
Sporcular için taş devri diyeti yazılarımız profesyonellerin de ilgisini çekmeye başladı. Serkan Yimsel’den sonra Türkiye Vücut... DEVAMINI oku...
Dikkat hormonlu sütler kanser yapabilir!
Çarşamba, 16 Nisan 2008
Nerdeyse herkes sütü sağlıklı bir gıda olarak biliyor. Fakat son yıllarda süt miktarının artması için hayvanlara büyüme hormonu... DEVAMINI oku...
Taşdevri Diyeti
Pazar, 15 Kasım 2009
Taş Devri Diyeti Kitabı çıktı ve raflardaki yerini aldı.  “Türkiye’nin en sağlıklı kitabı çıktı!” başlığıyla... DEVAMINI oku...